Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Zirvesi’ndeki konuşmasında, Türkiye’nin afet riskleri karşısındaki kırılgan yapısına dikkat çekerek, şehirlerin daha dirençli hale getirilmesinin kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. Yaşar’a göre kentsel dönüşüm, yalnızca eski binaların yıkılıp yenilerinin yapılması değil, aynı zamanda toplumun güven duygusunun, ekonomik istikrarın ve sürdürülebilir yaşam alanlarının güçlendirilmesi anlamına geliyor.
Yaşar, dönüşüm projelerinde başarıya giden yolun, güven unsurunun güçlendirilmesinden geçtiğini belirterek, bu noktada sigorta sektörünün kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Toplumda risk bilincinin düşük olmasının, afet sonrası zararların boyutunu artırdığını hatırlatan Yaşar, sigorta farkındalığının yaygınlaşmasının hem bireyler hem de şehirler için hayati önem taşıdığını söyledi.
Afetlere Dayanıklı Şehirler ve Sigortanın Stratejik Rolü
Konuşmasında, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu koruma açıklarının kapatılması gerektiğinin altını çizen Yaşar, afetlere dirençli şehirler inşa etmenin yalnızca mühendislik meselesi olmadığını, güçlü bir risk yönetimi ve sigorta altyapısı gerektirdiğini dile getirdi. Ona göre, sigorta mekanizmaları doğru kurgulandığında, hem kamu hem de özel sektör yatırımlarının sürdürülebilirliğini güvence altına alıyor.
Yaşar, kentsel dönüşüm projelerinin planlama aşamasından itibaren sigorta perspektifiyle ele alınmasının, sürece duyulan toplumsal güveni artırdığını ifade etti. Böylece, hak sahipleri, müteahhitler, finans kuruluşları ve yerel yönetimler arasındaki ilişkinin daha şeffaf ve öngörülebilir bir zemine oturtulabileceğini belirtti.
Bina Tamamlama Sigortası: Kentsel Dönüşümün Güvence Mekanizması
Ahmet Yaşar, kentsel dönüşüm projelerinde sigortanın somut etkisini anlatırken, “Kentsel dönüşümün sigortası bina tamamlama sigortasıdır” ifadesini özellikle öne çıkardı. Bu sigorta türünün, projelerin yarım kalma riskine karşı hak sahiplerini koruyan temel bir güvence aracı olduğunu vurguladı.
Bina tamamlama sigortasının, yüklenicinin sözleşme gereklerini yerine getirememesi durumunda projelerin tamamlanmasını güvence altına aldığını hatırlatan Yaşar, böylece hem bireylerin mağduriyetinin önlendiğini hem de kentsel dönüşüme olan toplumsal desteğin güçlendiğini belirtti. Hak sahiplerinin haklarının korunması ve projelerin belirlenen süre ve şartlarda hayata geçirilmesi açısından bu ürünün stratejik önemde olduğuna dikkat çekti.
Sigorta: Sadece Finansal Güvence Değil, İtibar ve Akreditasyon Aracı
Yaşar, sigortayı yalnızca para ödeyen bir mekanizma olarak görmenin eksik bir bakış açısı olduğunu ifade etti. Ona göre sigorta, aynı zamanda projelere itibar, güven ve akreditasyon kazandıran güçlü bir unsur. Sigorta güvencesi altına alınmış bir kentsel dönüşüm projesi, yatırımcılar ve hak sahipleri tarafından daha güvenilir bulunuyor ve paydaşlar arasındaki iletişimi kolaylaştırıyor.
Bu çerçevede, sigortanın, dönüşüm projelerinde riskleri dağıtan ve yönetilebilir hale getiren bir yapı sunduğunu belirten Yaşar, sağlıklı işleyen bir sigorta sistemi olmadan kentsel dönüşümün uzun vadeli başarıya ulaşmasının zor olduğunun altını çizdi.
Toplumsal Risk Farkındalığı ve Ortak Sorumluluk
Konuşmasının devamında Yaşar, afet riskleri ve kentsel dönüşüm süreçleriyle ilgili toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı. Sigorta bilincinin yalnızca belirli kesimlerde değil, tüm toplumda yerleşmesi gerektiğini belirterek, bu konuda kamu, yerel yönetimler, özel sektör ve sivil toplumun ortak hareket etmesi çağrısında bulundu.
Yaşar, güvenli, sürdürülebilir ve başarılı bir kentsel dönüşüm için sigorta güvencesinin vazgeçilmez olduğunu yineleyerek sözlerini tamamladı. Ona göre, risk yönetimi kültürünün yaygınlaştığı, sigorta bilincinin güçlendiği bir ortamda, hem şehirler hem de bireyler geleceğe daha güvenle bakabilecek.
