Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, katıldığı canlı yayında, sigorta endüstrisinin Türk ekonomisinin sürdürülebilirliği için temel bir mekanizma olduğunu belirtti. 2025 yılı hedeflerinin oldukça iddialı olduğunu söyleyen Gülen, sektörde %40 civarında büyüme ve 1,2 trilyon TL prim üretimi öngördüklerini açıkladı.
Ekonomi yönetiminin son dönemde uyguladığı politikaları sektör olarak yakından izlediklerini dile getiren Gülen, enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının ülke ekonomisinin temel öncelikleri arasında olduğuna dikkat çekti. Orta Vadeli Program’ın bu strateji doğrultusunda şekillendiğini vurguladı.
Bütçe Açığı, Deprem ve Sağlık Giderlerinden Kaynaklanıyor
Gülen’e göre bütçe açığının en önemli nedeni Kahramanmaraş depremleri sonrası yapılan devasa harcamalar. Bugüne dek harcamaların yaklaşık 190 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini, bu rakamın önümüzdeki dönemde 110 milyar dolar daha artabileceğini belirtti. Bunun yanında 2024 yılında 2,4 trilyon lirayı aşan sağlık harcamalarının %80’inin kamu bütçesinden karşılandığını ifade etti.
Enflasyonun ve Uzun Vadeli Kaynak Arayışının Önemi
Enflasyonla mücadelede bütçe dengesinin belirleyici olduğunu vurgulayan Gülen, iklimsel riskler, tarımsal verimsizlikler ve küresel oynaklıkların da fiyatlar üzerinde baskı yarattığını söyledi. Ayrıca yatırımların sürdürülebilirliği için uzun vadeli fon kaynağı yaratmanın artık zorunluluk haline geldiğini belirtti.
Sigorta Sektörü: Ekonomik Sistem İçin Makro Güvence
Sigortacılığın yalnızca bireylerin değil, tüm ekonominin risklerini güvence altına aldığını vurgulayan Gülen, “Sigorta yalnızca poliçe satışı değildir, makro ekonominin kırılgan noktalarına güvenlik ağı kurar” dedi. Kahramanmaraş depreminde yaklaşık 90 milyar dolarlık kayıp yaşandığını hatırlatan Gülen, olası bir Marmara depreminde bu zararın 400 milyar dolara ulaşabileceğini belirtti.
Marmara Depremi İçin Kapasite Artışı Şart
Alınan verilere göre sigorta sektörü, potansiyel bir Marmara depreminde oluşacak zararın yalnızca %10’unu finanse edebilecek durumda. Gülen, bu kapasitenin güçlendirilmesi halinde sektörün hem milli dayanıklılık hem de ekonomik sürdürülebilirlik açısından ciddi rol oynayacağını vurguladı.
Sağlık Sigortası Kamunun Yükünü Azaltabilir
Gülen, özel sağlık sigortalarının payının artırılmasının kamunun üzerindeki sağlık gideri yükünü hafifleteceğini belirtti. Şu anda toplam sağlık harcamalarının yalnızca %3’lük kısmı özel sigortalarca karşılanıyor. Bu oran sadece bir puan artarsa kamunun yükü yaklaşık 1 milyar dolar azalabilir.
Uzun Vadeli Fonlar İçin Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi
Bireysel emeklilik sisteminde biriken 2 trilyon TL fonun, uzun vadeli yatırım için büyük güç oluşturduğunu dile getiren Gülen, tamamlayıcı emeklilik sisteminin hayata geçirilmesinin ekonominin finansal dayanıklılığını artıracağını söyledi.
Faiz Ortamı Sektörü Destekliyor
Merkez Bankası’nın faiz politikasına değinen Gülen, faiz indirimlerinin ve enflasyondaki gerilemenin sigorta sektörünü olumlu etkilediğini kaydetti. Büyük nakit rezervlerine sahip olduklarını belirterek, bu durumun finansman maliyetlerini azalttığını ifade etti.
2025 ve 2026 İçin Pozitif Beklentiler
2025 yılı sonunda sektörün 1,2 trilyon TL seviyesinde prim üretimiyle kapanmasını beklediklerini açıklayan Gülen, önceki yıl bu rakamın 800 milyar TL olduğunu söyledi. Ortalama %40’lık bir büyüme hedeflediklerini ve enflasyonun %30 bandında kalması halinde sektörün 8–9 puanlık reel büyüme gösterebileceğini vurguladı.
Sonuç olarak, Gülen’e göre sigorta sektörü yalnızca finansal bir araç değil; afetler, sağlık harcamaları ve makro ekonomik şoklara karşı ülkenin ekonomik güvenlik kalkanıdır.
