featured

Sigorta Anlaşmazlıklarında Tahkim Şartı Yerine Arabuluculuk Anayasa’ya Uygun mu?

Sigorta anlaşmazlıklarında tahkim şartının yerine arabuluculuk uygulamasının Anayasa'ya uygunluğunu değerlendiren yazımız, hukuki süreçlere dair önemli bilgiler sunuyor. Arabuluculuğun avantajlarını keşfedin.

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sigorta Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Şartının Getirilmesi Üzerine

Son zamanlarda sigorta uyuşmazlıklarına ilişkin tazminat talepleri için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmadan önce arabuluculuk şartı getirileceği konusu ulusal ve sosyal medyada yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Tahkim ve arabuluculuk, birbirlerinin iş yükünü azaltmak amacıyla değil, mahkemelerin iş yükünü hafifletmek için kurulmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu yılda yaklaşık 600 bin uyuşmazlığı, dava sürecine başvurmadan, 3 ay gibi kısa bir sürede çözmektedir. Bu kadar hızlı çözülen bir uyuşmazlığın öncesinde arabuluculuğun zorunlu hale getirilmesinin amaçları anlaşılmamaktadır.

Arabuluculuğun dava şartı olarak getirilmesinin amacı, yargının iş yükünü hafifletmek ve vatandaşların haklarına daha hızlı ulaşmalarını sağlamak ise, tahkim şartı arabuluculuğun getirilmesinin amacı nedir diye düşündüğümüzde bir yanıt bulunamamaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonu da arabuluculuk gibi alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Sigorta uyuşmazlıklarından doğan tazminat alacakları arabuluculuğa uygun değildir.

Tazminat Alacaklarının Tespiti

Sigorta uyuşmazlıkları nedeniyle talep edilen tazminat miktarları, sigortalı veya tazminat alacaklısı tarafından önceden tespit edilemeyip, ancak yargılama sırasında bilirkişi aracılığıyla belirlenebilmektedir. Örneğin, bir trafik kazası sonucu malul kalan bir kişi, sürekli ve geçici iş göremezlik zarar miktarını önceden hesaplayamaz. Yine, trafik kazası sonucu ölen bir kişinin desteğinden yoksun kalan kişi, özel ve teknik bir hesaplama yapılmadan zarar miktarını tespit edemez.

Bu yüzden zarar görenler, arabuluculuk görüşmelerinde sigorta şirketiyle hangi miktar üzerinden anlaşacaklarını bilemezler. Bu tür tazminat alacakları, Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkemelerde belirsiz alacak davası olarak açılmaktadır. Yargıtay da bu tür davaların belirsiz alacak davası olarak açılabileceğine dair kararlarında istikrar kazanmıştır. Dolayısıyla, arabuluculuk görüşmelerinde zarar görenlerin hak ettiği tazminat miktarından daha azına razı olması kuvvetle muhtemeldir.

Önerilen Haber:  Auto King Sigorta Sektör Ligi: Sektörün Dostluk ve Rekabet Arenası

Anayasal Açıdan Arabuluculuk Şartı

Anayasal Açıdan Arabuluculuk Şartı

Sigorta tazminat alacakları için tahkim şartı arabuluculuğun getirilmesi Anayasa’ya aykırıdır. Zira, sigorta tazminatları bakımından zarar görenlerin önünde zaten yasal zorunlu bir alternatif uyuşmazlık başvuru yöntemi bulunmaktadır. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu Madde 30/13 ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 97 uyarınca, dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvurma ve bu başvuru sonrasında 15 gün bekleme zorunluluğu, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri olan müzakere yönteminin zorunlu hale getirilmesi anlamına gelmektedir.

Yargıtay, haklı olarak tahkime gitmeden önce sigortacıya başvuru zorunluluğu ve 15 günlük zorunlu bekleme süresini, tek başına bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak kabul etmiştir. Bu bağlamda, arabuluculuk şartı ek bir yük oluşturur ve zarar görenlerin haklarının elde edilmesini zorlaştırır. Bu tür bir düzenleme, Anayasa’da güvence altına alınan hak arama özgürlüğünü sınırlamaktadır.

Arabuluculuk ve Adil Yargılanma Hakkı

Zorunlu arabuluculuğun, taraflardan birinin zayıf konumda olduğu uyuşmazlıklarda, adil yargılanma hakkını tehlikeye atabileceği belirtilmektedir. Arabuluculuk, pratikte güçlü konumdaki kişilerin, zayıf konumdaki kişilere karşı üstünlük sağladığı bir çözüm yöntemi haline dönüşmüştür. Bu durumda, zayıf taraflar, hak ettikleri tazminat yerine çok daha azına razı olabilirler.

Arabuluculuğun bu olumsuz sonuçlarına adli yargıdaki yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle katlanılabilir belki, ancak Sigorta Tahkim Komisyonu varken neden hak sahipleri alacaklarından feragat etmek zorunda kalsın? Bu nedenle, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun işlevine zarar verecek yöntemlerden kaçınılmalıdır.

Mali Yükler ve Devlete Etkisi

Tahkim şartı arabuluculuğun getirilmesi Devlete de ilave bir mali yük getirecektir. Sigorta tazminat alacakları için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmadan önce arabuluculuğa başvuru şartı getirilmesi, yılda 600 bin sigorta uyuşmazlığının arabuluculara taşınması demektir ki bu da Devlete önemli bir mali yük getirir. Arabuluculuk görüşmelerinin ilk 2 saatinin ücretini Devlet karşılamaktadır. Oysa Sigorta Tahkim Komisyonu’nun personel giderleri ve hakem ücretleri, başvuru sahiplerince ödenen başvuru ücretleri ve komisyona üye olan sigorta şirketleri tarafından ödenen üyelik aidatlarından karşılanmaktadır. Bu sebeple yargılamada devletin mali desteğine ihtiyaç duyulmamaktadır.

Önerilen Haber:  AXA Türkiye Acenteleriyle Buluştu

Kaynak: Haber 7

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Sigorta Şikayet ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sigorta Şikayet ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.